“Çocuğuma tahammül edemiyorum” diyen ebeveynler
- Elif Özçelik

- 1 Mar
- 2 dakikada okunur
“Çocuğuma tahammül edemiyorum” cümlesi kolay söylenen bir cümle değildir. Çoğu zaman içten içe düşünülür, hemen ardından yoğun bir suçluluk duygusu gelir. “Nasıl böyle hissederim?”, “Ben kötü bir anne miyim?”, “Çocuğuma yazık…” gibi düşünceler zihni hızla doldurur. Oysa bu cümle çoğu zaman bir karakter sorunu değil, bir yük sinyalidir. Gerçekten tahammül edemediğiniz şey çocuğunuz mu, yoksa uzun süredir taşıdığınız görünmez yükler mi? Bitmeyen sorumluluklar, sürekli güçlü olma zorunluluğu, kendi ihtiyaçlarını ertelemek, yalnız hissetmek ve iyi ebeveyn olma baskısı… Çocuğun ağlaması birkaç dakika sürebilir ama zihinsel kapasite zaten doluysa o birkaç dakika taşma noktasına dönüşür. Burada mesele çoğu zaman çocuğun sesi değil, ebeveynin tükenmiş sinir sistemidir. Uzun süredir alarmda olan bir sistem en küçük uyaranı bile tehdit gibi algılar. Bu bir zayıflık değil, regüle olamayan bir stres yüküdür. Birçok ebeveyn “Ben eskiden böyle değildim” der. Daha sabırlı, daha sakin, daha anlayışlı olduklarını hatırlarlar. Çünkü eskiden kaynakları daha fazladır. Belki sosyal destek vardır, belki sorumluluklar daha dengelidir, belki kendileri için ayırabildikleri küçük de olsa bir alan vardır. Bugünün ebeveynliği ise daha yalnız, daha görünür ve daha kıyaslı. Sosyal medya kusursuz bir tablo sunarken gerçek hayat uykusuz, dağınık ve insandır. Bu fark içten içe yıpratır. Çocuğa bağırdıktan sonra gelen vicdan azabı aslında önemli bir göstergedir; duyarsız değilsiniz, ilişkiyi önemsiyorsunuz. Ancak önem vermek tek başına yetmez. İlişkiyi sürdürebilmek için iç kaynak gerekir. Tükenmiş bir zihin sabrı sürdüremez. Yalnız kalmış bir ebeveyn duygusal regülasyonunu korumakta zorlanır. Bu yüzden “Ben kötü bir ebeveynim” demek yerine “Ben ne zamandır dinlenmedim?”, “Ne zamandır biri benim yükümü hafifletmedi?”, “Ne zamandır sadece kendim için bir saatim olmadı?” diye sormak daha gerçekçidir. Çoğu ebeveyn çözümü kendini daha fazla zorlamakta arar; daha sabırlı olmaya çalışır, daha sakin kalmaya söz verir. Oysa sabır zorla üretilemez. Sabır, düzenlenmiş bir sinir sisteminin sonucudur. Bu nedenle çözüm daha çok dayanmak değil, yükü fark etmek ve yeniden düzenlemektir. Sorumlulukları paylaşmak, sınır koymayı öğrenmek, destek sistemini güçlendirmek, kendine alan açmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak bu sürecin parçalarıdır. Ebeveynin ruh sağlığı çocuğun duygusal güvenliğiyle doğrudan bağlantılıdır. Regüle bir yetişkin çocuğun zor duygularını daha rahat taşır. Eğer bu satırları okurken “Ben de tam olarak böyle hissediyorum” diyorsanız, bu sizi kötü yapmaz. Bu, uzun süredir yük taşıdığınızı gösterir. Tahammülsüzlük sevginin bittiği yer değildir; destek ihtiyacının başladığı yerdir. Ve destek alındığında sistem yeniden dengelenebilir, ilişki onarılabilir, sakinlik geri gelebilir. Yalnız değilsiniz ve bu hal kalıcı olmak zorunda değil.
Psikolog Elif Özçelik





Yorumlar